Christopher Nolan imzalı “Odyssey” vizyona giriyor: Dev bütçeli destan sinemalarda

Img

Antik Yunan dünyasının en efsanevi kahramanlarından birinin eve dönüş macerasını anlatan Odysseia destanı, binlerce yıl önce yazılmasından bu yana defalarca yeniden yorumlandı. Sinema dünyasında da pek çok kez karşımıza çıkan bu ölümsüz anlatı, şimdilerde yepyeni ve devasa bir prodüksiyonla beyaz perdeye geri dönüyor. Nesiller boyu incelenen bu eserin neden hâlâ bu kadar popüler olduğunu anlamak için, barındırdığı temalara ve Antik Yunan kültürüne yakından bakmak gerekiyor.

ODYSSEİA NEDİR VE NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Odysseia, kurgusal bir kahraman olan Odysseus’un vatanına ulaşmak için verdiği zorlu mücadeleyi konu alan bir Antik Yunan destanıdır. Eski dönemlerde yaşamış kahramanların serüvenlerini anlatan bu uzun şiirsel türe “destan” adı verilir. Kelimenin kökeni, Antik Yunancada “söz”, “öykü” veya “şiir” anlamlarına gelen “epos” sözcüğüne dayanmaktadır. Eserin orijinali belirli bir ritim kalıbıyla yazılmış olsa da kafiyeli olmayan bir serbest vezin yapısına sahiptir.

Anlatım tarzı genel olarak üçüncü şahıs bakış açısıyla şekillenir ve anlatıcı, karakterlerin iç dünyasına dair detayları okuyucuya aktarır. Ancak eserin 9 ve 12. bölümleri doğrudan başkahraman Odysseus’un kendi ağzından anlatılmaktadır.

Odysseia ve onunla ilişkili olan İlyada destanı, ünlü şair Homeros’un eseri kabul edilir. İlyada, Truva Savaşı’nın son günlerindeki birkaç haftalık bir kesite ve ünlü savaşçı Aşil’e odaklanır. Ancak tarihçiler arasında her iki eserin de aynı kalemden çıkıp çıkmadığı ya da birden fazla yazarın ortak çalışması olup olmadığı hâlâ tartışmalıdır. Bu gizem literatürde “Homeros Sorunu” olarak adlandırılmaktadır.

DEV ESERİN BOYUTLARI VE TARİHSEL ÇEVİRİLERİ

Odysseia, tek bir okumada bitirilemeyecek kadar büyük bir hacme sahiptir. Toplamda 12 binden fazla dize ve yaklaşık 121 bin kelimeden oluşan bu dev yapıt, 24 ayrı bölüme (kitabe) ayrılmıştır.

Yine de bu eser insanlık tarihinin en uzun destanı değildir; bu rekor, 200 bin dizeyi aşan ve kuzen grupları arasındaki taht savaşını ele alan antik Sanskritçe metin “Mahabharata”ya aittir.

Odysseia yüzyıllar boyunca pek çok dile kazandırılmıştır. Yalnızca İngilizceye 100’ün üzerinde farklı çevirisi yapılmıştır. Eserin bilinen en eski tercümesi, MÖ 3. yüzyılda Livius Andronicus tarafından gerçekleştirilen Latince versiyonudur. İngilizcedeki ilk çevirisi ise 17. yüzyılın başlarında oyun yazarı George Chapman tarafından yapılmıştır.

TRUVA SAVAŞI SONRASI ZORLU BİR DÖNÜŞ MÜCADELESİ

Destan, Yunanlıların bugün Türkiye sınırlarında bulunan topraklarda Truva halkına karşı yürüttüğü ve 10 yıl süren savaşın bitimiyle başlar. Savaşı kazanan İthaka Kralı Odysseus; eşi Penelope ve oğlu Telemakhos’a kavuşmak için yola koyulur ancak evine dönmesi kolay olmayacaktır.

Yol boyunca doğaüstü yaratıklar ve tanrıların engelleriyle karşılaşan Odysseus, tüm mürettebatını kaybeder. Bu sırada evinde de işler yolunda gitmemektedir; eşi Penelope, krallığı ve tahtı ele geçirmek isteyen çok sayıda talibin baskısı altındadır. Odysseus, uzun yıllar sonra evine döndüğünde dilenci kılığına girerek rakiplerini alt eder, eşinin güvenini yeniden kazanır ve evinin yönetimini tekrar ele geçirir.

MİTOLOJİK KARAKTERLER VE EVRENSEL TEMALAR

MÖ 750-850 yılları arasında Yunanistan’da kaleme alındığı düşünülen destan, aslında çok daha eski bir dönemi, MÖ 12 veya 13. yüzyıldaki Geç Tunç Çağı’nı tasvir eder. Hikaye boyunca Odysseus’u Ege Denizi ve çevresindeki sulardan aşarak Yunanistan’ın kuzeybatısındaki İthaka Adası’na kadar takip ederiz.

O dönemde yaşayan insanlar, Olimpos Dağı’ndaki saraylarında bulutların arasında yaşayan tanrıların insan hayatına yön verdiğine inanırdı. Bu doğrultuda destanda deniz tanrısı Poseidon, onun Kiklop oğlu Polyphemus, savaş tanrıçası Athena, yer altı dünyasının hükümdarı Hades ve güneş tanrısı Helios gibi figürler önemli roller oynar. Ayrıca denizcileri şarkılarıyla ölüme sürükleyen Sirenler ve büyücü Kirke gibi kadın karakterler de anlatıda yer alır. Unutulmaz bir diğer karakter ise aradan geçen uzun yıllara ve sahibinin kılık değiştirmesine rağmen Odysseus’u hemen tanıyan sadık köpeği Argos’tur.

Destandaki temel temalar şu şekilde özetlenebilir:

Zeka ve Güç Dengesi: Zekanın kaba kuvvete karşı üstünlüğü.

Sadakat ve Kararlılık: Eşi Penelope’nin taliplerini zekasıyla oyalaması ve Odysseus’un baştan çıkarıcı engellere rağmen eve dönme hedefinden şaşmaması.

Kader ve Özgür İrade: Tanrıların müdahalelerine rağmen kahramanın kendi seçimlerini yapabilme gücü.

BEYAZ PERDEDEKİ GEÇMİŞİ VE CHRİSTOPHER NOLAN’IN YENİ UYARLAMASI

Batı edebiyatının temel taşlarından biri olmasına rağmen, orijinal Odysseia hikayesi sinemaya doğrudan çok az aktarıldı.

Ulysses (1954): Kirk Douglas’ın başrolde olduğu, Mario Camerini imzalı ilk uyarlamada hikaye üzerinde bazı değişiklikler yapılmıştı.

Televizyon Dizisi (1997): Andrei Konchalovsky tarafından yönetilen mini seri, İlyada ve Odysseia olaylarını kronolojik bir sırayla sundu.

O Brother, Where Art Thou? (2000): Coen Kardeşler’in yönettiği bu modern komedi-müzikal uyarlaması, konuyu 1930’ların Mississippi’sinde kaçan mahkumlar üzerinden yeniden yorumladı.

Şimdi ise sinema dünyası, Kara Şövalye, Interstellar ve Oppenheimer gibi dev yapımların yönetmeni Christopher Nolan’ın hazırladığı yeni uyarlamaya odaklanmış durumda.

250 milyon dolarlık devasa bütçesiyle dikkat çeken filmin çekimleri; İtalya, Yunanistan, Fas, Malta, İskoçya ve İrlanda gibi çok farklı coğrafyalarda gerçekleştirildi. Başrolde Odysseus karakterine hayat veren Matt Damon, yapay sakalın zorlu çekim koşullarındaki rüzgâr ve yağmura dayanamayacağı endişesiyle kendi sakalını uzattı. Kadroda ayrıca Telemakhos rolünde Tom Holland, Penelope rolünde Anne Hathaway, tanrıça Athena rolünde Zendaya, Robert Pattinson, Charlize Theron ve Elliot Page gibi yıldız isimler yer alıyor.

Yayınlanan ilk tanıtımlarda oyuncuların Amerikan aksanı kullanması ve diyalogların modern bir dille kurulması, antik atmosferi zedelediği gerekçesiyle sinemaseverler arasında şimdiden bazı tartışmalara yol açtı.

(BBC Türkçe)

yok

Author: Onur Kurt