CHP Sözcüsü Öztrak, basın toplantısı düzenledi:

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, en düşük emekli aylığının 7 bin 500 lira olduğunu anımsatarak iktidar olmaları halinde en düşük emekli aylığını, asgari ücret seviyesine taşıyacaklarını bildirdi.

CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen Öztrak, ramazana Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerde hayatını kaybeden 50 bin kişinin derin acısıyla girildiğini dile getirerek, bu ayki ibadet ve duaların bu acıyı bir nebze rahatlatmasını, ramazan ayının birliğe, dirliğe, dayanışmaya ve yardımlaşmaya, hanelerde huzur ve berekete vesile olmasını temenni etti.

Adıyaman ve Şanlıurfa’da meydana gelen sel felaketindeki can kayıplarını hatırlatan Öztrak, bu tarifsiz acıların gerçek sorumlularının, sorumluluğu hiç üstlenmediğini ileri sürdü.

Öztrak, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 0-17 yaş arasındaki çocukların en çok tükettiği yiyeceklerin ekmek ve makarna, en az tükettiği yiyeceklerin ise fasulye, nohut, mercimek, et, tavuk ve balık olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“TÜİK’e göre, 6-17 yaş grubundaki çocuklarımızın yüzde 61’i son bir yılda ne sinemaya, ne de tiyatroya gidebilmiş. Sebep? Tabii ki maddi yetersizlikler. Yine 0-17 yaş arasındaki çocuklarımızın yüzde 66’sının, kendine ait bir odası yok. Her 100 çocuktan 37’si, iki veya daha fazla kişiyle aynı odayı paylaşıyor. Bugün çocuklarımız doğru dürüst beslenemiyorsa, boyu kısa kalıyorsa, dikkat bozukluğu yaşıyorsa, sosyal becerileri gelişmiyorsa sebepleri buralarda aranmalıdır. Bugün ülkemizin en önemli sorunlarından birisi, çocuk yoksulluğudur.”

– “Son 20 yılda canlı hayvan ve et ithalatı 9 milyar 495 milyon doları buldu”

Gıda ürünlerinin kilogram fiyatlarını sıralayan Öztrak, “ağız tadıyla sahur ve iftar yapılamadığını” anlattı.

Seçimlere 51 gün kaldığını anımsatan Öztrak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediklerinin hükümet tarafından hayata geçirildiğini ileri sürdü.

Öztrak şunları kaydetti:

“Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Emekliye bayramlarda iki ikramiye’ dedi, Erdoğan yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu ‘3600 ek gösterge’ dedi, Erdoğan yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu ‘Taşeron işçilere kadro’ dedi, Erdoğan yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Elektrik faturalarında TRT payını kaldır’ dedi, Erdoğan yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu ‘Emeklilikte Yaşa Takılanlar’ dedi, Erdoğan yaptı. En son Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, ‘En düşük emekli aylığı, asgari ücret kadar olsun’ dedi, Erdoğan, eksik de olsa bunu da yapmak zorunda kaldı, en düşük emekli aylığı 7 bin 500 lira oldu. İş başına gelir gelmez, eksik kalanı da biz tamamlayacağız, en düşük emekli aylığını, asgari ücret seviyesine taşıyacağız. Tabii her işleri gibi bunu yaparken de adalet falan bırakmadılar, bütün dengeleri bozdular. Yüksek prim ödeyip 7 bin 500 lira ve üstünde aylık alanların aylığı yerinde saydı. 7 bin 500 lira üzerinde aylık alan emeklilerimizin de durumunu düzeltmek lazım. İş başına gelince bunu da yapacağız.”

– “319 bin konutun ihalesini yapmak için 7 ay gerekiyor”

CHP’nin depremzedelere, yıkılan evlerinin yerine yapılacak yeni evleri ücretsiz vereceğine ilişkin vaadi olduğunu anımsatan Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın deprem bölgelerinde inşa edilecek konutlar ve köy evlerine ilişkin açıklamalarına değindi.

Öztrak şöyle devam etti:

“Halep oradaysa arşın da burada. Eğer bir ayda 46 bin konutun ihalesini yapıyorsan 319 bin konutun ihalesini yapmak için 7 ay gerekiyor. Bu arada işin uzmanları oturup hesaplamış, 319 bin konutu bir yılda tamamlamak için 53 bin kalıpçı, 32 bin demirci, 100 bin ince iş ustası, 21 bin elektrik ve mekanik tesisatçı, 17 bin mühendis, 25 bin teknik ve idari kadro, toplam 250 bin kişi gerekiyor. Deprem bölgesinde daha doğru düzgün geçici barınma yerlerini yapmamışsın, okullar kapalı, insanlar çocuklarını okutmak için başka illere göç etmiş, fabrikalar çalıştıracak işçi bulamıyor, bu kadar çalışanı bir yılda nereden, nasıl bulacaksınız? 319 bin konut için yaklaşık 15 milyon metre küp beton gerekiyor. Deprem bölgesinde bu kapasitede beton üretecek, beton santrali yok. Bunun için 170 beton santrali gerekli. Bu beton santrallerini ne zaman, nerede, nasıl kuracaksınız?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve 17 bakanı milletvekili adayı yapacaklarını açıkladığını hatırlatan Öztrak, bu isimlerin milletvekili dokunulmazlığı istediklerini ileri sürdü.

Atanmış bakanların, milletvekili seçimlerine katılacaksa 16 Mart 2023 tarihi mesai bitimine kadar istifa etmeleri gerektiğini savunan Öztrak, şöyle devam etti:

“YSK’nin seçim takvimi belli. Mevcut sistemde bakanların, atamayla gelmiş kamu görevlisinden hiçbir farkı yok. Atanmış bakan yardımcıları istifa ediyor ama atanmış bakanlar istifa etmiyor. Bunu hangi hukukla açıklayacaksınız? Bu konudaki fetvayı da önceki İstanbul seçimlerinde ‘Hiçbir şey olmadıysa da bir şeyler oldu’ diyen bu mızıkçıların seçim işleri sorumlusu verdi. Bakanların istifasına gerek yokmuş. Kendileri yazıp kendileri oynuyor. Dünyanın neresinde böyle bir yönetim var? Bu konuda nihai karar verici Yüksek Seçim Kuruludur. Burada da YSK üyelerine tarihi bir sorumluluk düşüyor. Sarayın iradesine göre değil mutlaka yasalara ve vicdani kanaatlerine göre karar vermelidirler. Yoksa bunun vebalini taşıyamazlar.”

– Soru-cevap

Öztrak, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Bakanların, milletvekili adayı olarak sahada olmaları, sandık bağımsızlığı açısından bir sorun mudur? Devletin imkanlarının seçim için kullanılacağı eleştirilerine katılıyor musunuz?” sorusuna Öztrak, şu yanıtı verdi:

“Akıl, mantık, etik, ahlak ve yasalar milletvekili adayı olacak kamu görevlilerinin görevlerinden ayrılmalarını gerektiriyor. Neden? Ellerindeki devlet gücünü kendi ikballeri, kendi partileri için kullanmasınlar diye. Tüm atanmış devlet memurları istifa ediyor. Ama atama bakanlar istifa etmiyor. En başta bu, diğer memurlara haksızlıktır. Anlaşılan bakanlar ellerindeki devlet imkanlarını, resmi uçakları, arabaları, seçim çalışmalarında hovardaca kullanacaklar.”

Öztrak, CHP’de önemli görevlerde olan bazı isimlerin, CHP’nin seçimi kazanması halinde kabinede görevlendirileceği için milletvekili aday adaylığına başvurmadığı iddiasına yönelik soruya, “Tüm bu süreçler, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun takdirleri doğrultusunda yürüyor.” yanıtını verdi.

– Destici’nin HÜDAPAR’la ilgili açıklamaları

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin HÜDAPAR’ın vaatlerini doğru bulmadıklarına yönelik açıklamasıyla ilgili görüşü sorulan Öztrak, şunları kaydetti:

“Sarayın kibirlisi, HÜDAPAR’ın müdafaasına soyunduğunda HÜDAPAR’la Büyük Birlik Partisini konuşmasında yan yana zikretti. Destici şimdi çıktı, ‘HÜDAPAR’ın programını kabul etmiyoruz’ diyor. HÜDAPAR’ın programını kabul etseniz ne olur, kabul etmeseniz ne olur? Siz şu soruya cevap verin, koltuk için HÜDAPAR’la eşitlenmeyi nasıl içinize sindiriyorsunuz? Tabii bu sorunun bir başka muhatabı da Bahçeli’dir.”

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın, 7 bin 500 lira olarak uygulanacak en düşük emekli aylığının üzerindeki rakamlara zam yapılmayacak olmasına yönelik eleştirileri “manipülasyon” olarak nitelendirmesi de Faik Öztrak’a soruldu.

Öztrak şu ifadeleri kullandı.

“İnsaf. Ne manipülasyonu? Bugün Türkiye’de açlık sınırı 9 bin 500 lira. Siz 7 bin 500 lira en düşük emekli maaşı verdik diye övünüyorsunuz. Bugün bu ülkede emeklilerin neredeyse tamamı, açlık sınırının altında yaşıyor. Yüksek prim ödeyip 7 bin 500 liranın biraz üzerinde aylık alanların durumu felaket, hiçbir değişiklik yok maaşlarında. Bu adaletsizlik değil mi? Bu adaletsizlik nasıl çözülecek? Adaletsizliğin adı ne zamandan beri manipülasyon oldu? Manipülasyon falan yok. Her şey ortada.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir