GKRY, Türkiye ve KKTC’nin itiraz ettiği Blok 6’daki Cronos sahası için üretim kararı aldı

Gkry turkiye ve kktcnin itiraz ettigi blok 6daki cronos sahasi icin uretim karari aldi N4R8KbwJ
GKRY, Türkiye ve KKTC’nin itiraz ettiği Blok 6’daki Cronos sahası için üretim kararı aldı

Eni ve TotalEnergies, GKRY’nin tek taraflı ruhsatlandırdığı ve Türkiye ile KKTC’nin itiraz ettiği Blok 6’daki Cronos sahası için nihai yatırım kararını aldı. Üretimin 2028’de başlaması, gazın Mısır üzerinden Avrupa’ya taşınması planlanıyor.

İtalyan enerji şirketi Eni ile Fransız TotalEnergies, Doğu Akdeniz’de yeni bir enerji ve deniz yetki alanı tartışmasının kapısını açacak karara imza attı. Şirketler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ruhsatlandırdığı Blok 6’da bulunan Cronos doğal gaz sahasını üretime almak için nihai yatırım kararını açıkladı.

Eni’nin işletmeci olduğu projede iki şirket de yüzde 50 paya sahip. İlk gazın 2028’de çıkarılması ve Mısır’daki mevcut altyapı üzerinden sıvılaştırılarak başta Avrupa olmak üzere uluslararası piyasalara gönderilmesi hedefleniyor.

Karar, yalnızca yeni bir doğal gaz yatırımı anlamına gelmiyor. Türkiye, GKRY’nin ada çevresindeki kaynakları Kıbrıs Türklerinin onayı olmadan ruhsatlandırmasına itiraz ediyor. KKTC ise doğal kaynakların adadaki iki halkın ortak mülkiyetinde olduğunu ve kararlarla gelirlerin birlikte yönetilmesi gerektiğini savunuyor.

Üretim 2028’de başlayacak

Cronos sahasında başlangıçta yerinde bulunan doğal gaz miktarının 3 trilyon fit küpü aştığı hesaplanıyor. Şirketlerin planına göre saha, deniz tabanına kurulacak dört üretim kuyusuyla geliştirilecek.

TotalEnergies, Cronos sahasının ada kıyılarının yaklaşık 185 kilometre güneybatısındaki derin sularda bulunduğunu açıkladı. Üretimin günlük 500 milyon fit küp seviyesine ulaşması bekleniyor.

Bu hacim, yılda yaklaşık 2,8 milyon ton LNG üretimine karşılık geliyor. Eni ve TotalEnergies, elde edilecek LNG’nin yarısını ayrı ayrı pazarlayacak. Böylece her şirketin portföyüne yılda yaklaşık 1,4 milyon ton LNG eklenecek.

Şirketler Cronos’u, ada açıklarında üretime geçecek ilk doğal gaz geliştirme projesi olarak tanımlıyor. Ancak proje, Kıbrıs sorunu ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanı anlaşmazlıkları nedeniyle yalnızca ticari bir enerji yatırımı niteliği taşımıyor.

Gaz Mısır üzerinden taşınacak

Cronos sahasından çıkarılacak doğal gaz, deniz altından döşenecek boru hattıyla Mısır’a gönderilecek. Gazın burada Eni tarafından işletilen Zohr sahasının mevcut tesislerinde işlenmesi planlanıyor.

İşlenen doğal gaz daha sonra Mısır’daki Damietta LNG terminaline taşınacak. Sıvılaştırılan gazın tankerlerle başta Avrupa olmak üzere uluslararası pazarlara ihraç edilmesi hedefleniyor.

Mevcut Mısır altyapısının kullanılması, yeni bir kara terminali kurulması ihtiyacını azaltacak. Eni ve TotalEnergies, bu modelin yatırım süresini kısaltacağını, maliyetleri düşüreceğini ve üretimin 2028’e yetişmesini sağlayacağını öngörüyor.

Şirketler, Şubat 2025’te GKRY ve Mısır yönetimleriyle imzalanan anlaşmaların projenin önünü açtığını belirtti. Anlaşmalar; Zohr altyapısının kullanımı, Mısır üzerinden gaz geçişi, Damietta’da sıvılaştırma ve LNG’nin satış koşullarını kapsıyor.

Cronos’un üretime girmesiyle Damietta tesisinden düzenli LNG ihracatının yeniden güçlenmesi bekleniyor. Proje, Avrupa’nın Rusya dışındaki doğal gaz kaynaklarını çeşitlendirme arayışının yeni halkalarından biri olarak gösteriliyor.

Türkiye’nin Blok 6 itirazı

Türkiye, GKRY’nin Blok 6 dahil olmak üzere ada çevresinde tek taraflı olarak oluşturduğu ruhsat sahalarını ve bu sahalarda şirketlere verdiği arama haklarını kabul etmiyor.

Ankara’nın itirazı iki ayrı temele dayanıyor. Bunlardan ilki, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Birleşmiş Milletler’e bildirdiği kıta sahanlığı sınırları. Türkiye, kendi kıta sahanlığına giren bölgelerde izni olmadan hiçbir ülke, şirket veya geminin arama ve üretim faaliyeti yürütemeyeceğini belirtiyor.

İkinci itiraz ise Kıbrıs Türklerinin haklarıyla ilgili. Türkiye, GKRY’nin adanın tamamını temsil etmediğini ve KKTC’nin onayı olmadan ada çevresindeki doğal kaynaklar adına karar alamayacağını savunuyor.

Türkiye, 2017’de Blok 6’da başlayan sondaj hazırlıklarına doğrudan itiraz etmişti. Ankara, GKRY’nin kendisini adanın tek sahibi gibi görerek faaliyet yürütmesinin kabul edilemez olduğunu açıklamış, hem kendi deniz yetki alanlarını hem de Kıbrıs Türklerinin haklarını koruyacağını bildirmişti.

Türkiye, Blok 6’nın ruhsatlandırılmasına itiraz etmekle birlikte, sahadaki her kuyu noktasını aynı hukuki gerekçeyle değerlendirmiyor. Ankara, kendi kıta sahanlığına girdiğini belirttiği alanlarla Kıbrıs Türklerinin ada çevresindeki ortak kaynak hakkını iki ayrı mesele olarak ele alıyor.

Şirketlerin son yatırım açıklamasında Cronos kuyularının ayrıntılı koordinatları paylaşılmadı. Bu nedenle Cronos sahasının üretim noktalarının Türkiye’nin kıta sahanlığı iddiasıyla doğrudan çakıştığı, resmi koordinatlar karşılaştırılmadan kesin bir hüküm olarak yazılamıyor.

KKTC eşit hak istiyor

KKTC, ada çevresindeki petrol ve doğal gaz kaynaklarının yalnızca GKRY’ye ait olmadığını savunuyor. Kıbrıs Türk tarafına göre doğal kaynaklar, adadaki iki halkın ortak mülkiyetinde bulunuyor.

Bu nedenle KKTC, arama ruhsatları, şirketlerle yapılan sözleşmeler, üretim kararları ve elde edilecek gelirler konusunda ortak bir mekanizma kurulmasını istiyor. Türk tarafı daha önce hidrokarbon kaynaklarının yönetilmesi için Rum tarafına farklı tarihlerde dört iş birliği önerisi sundu.

Öneriler, taraflar arasında ortak bir komite kurulması, enerji şirketlerinden sağlanacak gelirlerin ortak fonda toplanması ve kaynakların iki halkın yararına kullanılması gibi seçenekleri içeriyor.

GKRY ise uluslararası alanda “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanınmasına dayanarak ada çevresindeki ruhsatlandırma ve enerji anlaşmalarını kendi yetkisi kapsamında yürütüyor. Rum yönetimi, gelecekte elde edilecek gelirlerden Kıbrıs Türklerinin de yararlanacağını savunuyor.

Türkiye ve KKTC ise gelir paylaşımının gelecekte verilecek tek taraflı bir taahhüde bırakılamayacağını, Kıbrıs Türklerinin karar sürecine bugünden eşit biçimde katılması gerektiğini belirtiyor.

Eni ve TotalEnergies’in 28 Temmuz 2026’da açıkladığı nihai yatırım kararına ilişkin olarak haberin hazırlandığı sırada Türkiye veya KKTC’den yeni bir resmi açıklama gelmemişti. Ankara’nın yürürlükteki yaklaşımı, Türkiye’nin deniz yetki alanlarının korunması ve doğal kaynaklarda KKTC’nin eşit hak sahibi kabul edilmesi üzerine kurulu bulunuyor.

yok

Author: Onur Kurt