Mezarı kazılmıştı, ormanda canlı bulundu! 5 bin metreden düştü, uçak faciasının tek kurtulanı

Haber gorseli

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Takvimler 24 Ağustos 1981’i gösterdiğinde günümüzde Rusya’nın Kuzey Kore sınırında bulunan ve Japon Denizi’ne kıyısı olan Vladivostok’un 800 kilometre kuzeybatısındaki Çin sınırında bulunan Zavitinsk kasabası yakınlarında korkunç bir uçak kazası gerçekleşti. Komsomolsk-on-Amur’dan kalkış yapan ve yine Sovyetler Birliği içindeki Blagoveshchensk’e giden Aeroflot Havayolları’na ait Antonov An-24RV, Zavitinsk yakınlarında bölgede uçuş gerçekleştiren Tupolev Tu-16K bombardıman uçağıyla çarpıştı. Korkunç kaza yerden 5 bin metre yüksekte gerçekleşti. Kaza sonucunda her iki uçakta bulunan 37 kişi hayatını kaybetti. Kazadan 3 gün sonra ise mucizevi bir haber geldi. İki uçağın havada çarpıştığı kazadan bir kişi sağ çıkmayı başarmıştı. Bu kişi o dönemde 20’li yaşlarında olan öğretmenlik öğrencisi Larisa Savitskaya’dan başkası değildi. 

An-24RV

Kazaya neden olan birden fazla sebep bulunuyordu ancak bunların hepsi bir araya gelmesi felaketi kaçınılmaz kıldı. Tu-16K, o gün bölgede uçuş gerçekleştiren onlarca askeri uçaktan biriydi ve mürettebata bölgedeki hava trafiği konusunda yeteri kadar bilgi verilmemişti. Bölgede tek uçtuklarını düşünen pilotlar rahattı. Hava trafik kontrolörlerine bir sonraki uçuş irtifasına çoktan ulaştıklarını söylemişlerdi ancak aslında bunu biraz sonra yapmayı planlıyorlardı. Kontrolörler ise aldıkları bu bilginin ardında Aeroflot’a ait An-24RV’nin orduya ait uçağın bulunduğu irtifaya çıkmasına izin vermişti.

DÜĞÜN GEZİSİ FACİAYA DÖNÜŞTÜ 

Larisa Savitskaya ve eşi Vladimir, kazaya akrabalarını ziyaret ettikleri bir düğün gezisinden dönerken yakalandı. Blagoveshchensk’te yaşayan çift uçağa gezinin verdiği yorgunlukla binmişti ve bir an önce evlerine ulaşmak istiyordu. Uçak kısmen boş olduğu için kabin görevlileri Savitskaya çiftine ön taraftaki koltuklara oturabileceklerini söyledi. Ancak çift, olası bir türbülanstan daha az etkilenmek için uçağın arka tarafındaki koltukları tercih etti. Bu karar, aslında Larisa’nın hayatını kurtaran en önemli kırılma anlarından biriydi. Yıllar sonra kaza anlarını anlatan genç kadın Uçak ikiye ayrıldığında, ilk oturduğumuz koltuklar koptu ve başka bir uçak parçasıyla birlikte uçtu, orada kimse hayatta kalamazdı.” şeklinde konuşmuştu. 

Tu-16K

Yolculuk başladıktan kısa süre sonra uyuyan Larisa, saatler 15:21’i gösterdiğinde şiddetli bir sarsıntıyla uyandı. İki uçak havada çarpışmıştı ve bu çarpışmanın ardından yara alan yolcu uçağının içinde kaos başlamıştı. Tüm bu kaosun ortasında kalan genç kadın, kocası Vladimir’e doğru yöneldiğinde onun kazanın ilk anında hayatını kaybettiğini anladı. Yolun sonuna geldiğine inanan kadının bu noktadan sonraki tek umudu, fazla acı çekmeden ölmekti. 

Kuyruk kısmına yakın bir koltukta oturan kadının içinde olduğu parça uçaktan ayrıldı ve yaklaşık 5 bin metre yükseklikten kontrolsüz şekilde aşağı düşmeye başladı. Yaklaşık 8 dakika boyunca havada savrulan parçada Tayga ormanlarına düşecek şekilde savrulmaya devam etti. Larisa şanslıydı çünkü içinde bulunduğu parça ormanda bulunan ve esnek yapılarıyla çarpışmanın etkisini nispeten azaltacak huş ağaçlarının üzerine düştü ve çarpışmanın şiddetini ormandaki diğer sert yapılı ağaçlara oranla biraz daha azalttı.

3 GÜN BOYUNCA KURTARILMAYI BEKLEDİ 

Ormanlık alana düştükten sonra bir süre baygın kalan kadın hayatta kalmış olmanın şoku içerisinde uyandı. Yaşadığı şok nedeniyle ilk etapta neler olduğunu anlamamıştı ve aldığı yaraların farkında bile değildi. Kaburgalarında, kol ve bacaklarında kırıklar oluşan genç kadın, yaşadığı düşüşün ardından beyin sarsıntısı geçirmişti ve çenesine aldığı darbeler sebebiyle bazı dişleri de düşmüştü. Aldığı yaraların ve yaşadığı şokun etkisiyle hayaller görmeye başlayan kadın yaşadıklarını yıllar sonra “Gözlerimi açtığımda kocamı karşımda gördüm. Bana bakıyor gibi görünüyordu ama gözleri kapalıydı. Sanki veda ediyormuş gibiydi. Sanırım ölmeden önce tek dileği benim hayatta kalmamdı.” şeklinde anlattı. 

Kısa süre içinde toparlanan kadın ormandan kurtulmanın yollarını aramaya başladı. Bu süre içinde gece saatlerinde çevresinde dolaşan vahşi hayvanlardan gizlendi ve su ihtiyacını da ormanda bulduğu su birikintileriyle giderdi. Dişlerinin çoğunu kaybettiği için bulduğu meyveleri yemekte bile zorlanan Larisa, ikinci gün duyduğu bir sesle büyük bir heyecana kapıldı. Bu ses yakınlarda dolaşan bir helikoptere aitti. Yerini belli etmek için helikoptere doğru enkazdan bulduğu renkli kumaşları sallamış olsa da ilk denemesi başarısız olmuştu. Ancak üçüncü gün kurtarma ekipleri Larisa’ya ulaşmayı başardı. Ekipler genç kadına ulaştıklarında Larisa, bulduğu bir sandalyede oturmuş ve umutları tükenmiş şekilde bekliyordu. 

“Kurtarma ekipleri beni gördüklerinde bir şey diyemediler. Onları anlıyorum, üç gün boyunca ağaçlardan ceset parçaları topladıktan sonra birdenbire canlı bir insan gördüler. İnsanları görünce gücüm tükendi. Kurtarıcılar, helikopterin inebilmesi ve tek kurtulanı Zavitinsk’e götürebilmesi için bazı ağaçları kesmek zorunda kaldılar. Daha sonra Zavitinsk’te benim için bir mezar kazıldığını öğrendim. Yolcu kayıtlarına göre kazılmıştı.” – Larisa Savitskaya

YAŞANANLARI UNUTMASI İSTENDİ 

Kurtarıldıktan sonra uzun süre hastanede kalan ve zorlu bir tedavi süreci geçiren Larisa’nın hikayesi uzun süre kamuoyundan gizli tutuldu. Resmi soruşturma sonuçlarına göre, yetkililer çarpışmadan pilotları ve hava trafik kontrolörlerini sorumlu tuttu ve talihsiz kadın bu bilgiyi ancak 1990’lı yıllarda Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecindeyken öğrenebildi. Kazanın ardından psikolojik tedavi gören kadın Blagoveshchensk’ten Moskova’ya taşındı. Her şeyin kazada hayatını kaybeden kocası Vladimir ile bağlantılı olduğu bir şehirde yaşamak onun için çok zordu. 

2020 yılında Larisa Savitskaya, yönetmen Dmitry Suvorov’un “Odna” (“Yalnız”) filminin yapımında yer aldı. Filmin gerçekçi olması için senaristlere ve oyunculara danışmanlık yaptı ve hikayesi beyaz perdeye taşındı. Filmin vizyona girdiği dönemde konuşan kadın yaşadıklarını hiçbir zaman unutmayacağını ifade ederek Ne kadar çabalasam da, uçak kazası her zaman benimle olacak dedi. 

yok

Author: Onur Kurt