‘Nefes alamadım’: Fransa’da ‘katil yosun’ alarmı

Img
Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Fransa’nın doğal güzellikleriyle ünlü Brittany kıyıları, uzun süredir giderek büyüyen bir çevre ve halk sağlığı sorunuyla karşı karşıya. Bazı sahiller yılın belirli dönemlerinde Ulva armoricana türü yosunların oluşturduğu kalın yeşil tabakalarla kaplanıyor.

Kıyıya vuran yosunlar üst üste birikerek çürümeye başladığında, çürük yumurtayı andıran keskin kokusuyla bilinen hidrojen sülfür gazı açığa çıkıyor. Yüksek yoğunlukta solunması halinde gazın saniyeler içinde bilinç kaybına, akciğer hasarına ve ölüme yol açabileceği belirtiliyor.

KOŞUYA ÇIKTI, GERİ DÖNEMEDİ

8 Eylül 2016’da Jean-René Auffray, Brittany’deki evinden günlük koşusu için ayrıldı. Akşam saatlerine kadar dönmeyince ailesi endişelenmeye başladı. Auffray ile birlikte koşuya çıkan köpek ise eve tek başına ve bitkin halde geldi.

Eşi Rosy Auffray, köpeğin yürümekte zorlandığını, ardından bir çalının altına yığıldığını söyledi. Hayvanın tüylerine kanalizasyonu ve çürük yumurtayı andıran ağır bir koku sinmişti. Rosy bu kokunun, evlerinden yaklaşık 5 kilometre uzaktaki yosunlarla kaplı çamurluk alandan geldiğini biliyordu.

Rosy ve çocukları, Jean-René’nin her gün kullandığı güzergâhta arama başlattı. Yaklaşık 90 dakika sonra Auffray’ın cansız bedeni, Saint-Brieuc Körfezi’ne dökülen haliçlerden birinde, kurumuş yosun tabakasının üzerinde bulundu.

Olay yerine gelen doktor ilk olarak kalp krizinden şüphelendi. Ailenin yaşadığı şok nedeniyle yosunların ölümde rol oynamış olabileceği ihtimali o günlerde ayrıntılı biçimde araştırılmadı.

OTOPSİ İKİ HAFTA SONRA YAPILDI

Auffray’ın sağlıklı olduğu ve bir ultra maratona hazırlandığı belirtildi. Buna rağmen ölümünün hemen ardından otopsi yapılmadı. Rosy Auffray, polis ve yerel yetkililerle yaptığı görüşmelerin ardından otopsi talep etmekten vazgeçmeye yönlendirildiğini hissettiğini söyledi.

Ancak savcılık yaklaşık iki hafta sonra mezarın açılmasına ve otopsi yapılmasına karar verdi. Aradan geçen süre nedeniyle hidrojen sülfür gibi hızla kaybolan maddelere ilişkin biyolojik kanıtların büyük bölümünün ortadan kalktığı belirtildi.

Otopsi raporunu inceleyen emekli acil servis doktoru Pierre Philippe’e göre Auffray’ın akciğerlerinde zehirlenme ihtimalini destekleyen bulgular vardı. Auffray’ın ağır akciğer ödemi sonucu hayatını kaybettiği, akciğerlerindeki lezyonların daha önce hidrojen sülfürden zehirlendiği belirlenen hayvanlardaki hasara benzediği ifade edildi.

Ölümden birkaç hafta sonra uzman bir askerî ekip de Auffray’ın bulunduğu noktada inceleme yaptı. Kurumuş yosun kabuğu delinerek içerideki gaz ölçüldüğünde, hidrojen sülfür seviyesinin cihazın ölçüm sınırını aştığı bildirildi.

İLK UYARI 1989’DA GELDİ

Brittany’deki yosunların tehlikesine dikkat çeken ilk isimlerden biri Pierre Philippe oldu. Philippe, 1989 yılında Lannion Hastanesi’nde görev yaparken 26 yaşındaki koşucu Jacques Thérin’in cansız bedeniyle karşılaştı.

Genç adam, Saint-Michel-en-Grève sahilindeki kalın yosun tabakalarının arasında bulunmuştu. Philippe, ceset torbasını açtığı anda dayanılmaz bir çürük yumurta kokusuyla karşılaştığını anlattı.

“Nefes alamadım. Bedeni incelemek mümkün değildi” diyen Philippe, cesedi otopsiye gönderdiğini ancak sonuçların kendisine hiçbir zaman ulaşmadığını söyledi. Thérin’in kesin ölüm nedeninin kamuoyuna açıklanmadığı belirtildi.

1999’da aynı sahilde yosun temizleyen Maurice Brifault da kasılmalar geçirerek bilincini kaybetti. Beş gün komada kalan Brifault’ta enfeksiyon ya da felç bulgusuna rastlanmadı. Philippe bunun üzerine sağlık yetkililerini uyardı ancak kendisine, açık havada ölümcül yoğunlukta gaz birikmesinin mümkün olduğuna dair kanıt bulunmadığı yanıtı verildi.

ATIN OTOPSİSİ TEHLİKEYİ ORTAYA ÇIKARDI

Temmuz 2009’da sahildeki yosunları temizleyen 48 yaşındaki Thierry Morfoisse çalışırken fenalaşarak hayatını kaybetti. Birkaç gün sonra veteriner Vincent Petit ile atı Sir Glitter, Saint-Michel-en-Grève sahilindeki yosunla kaplı çamura saplandı.

Petit ve atı kısa süre içinde bilinçlerini kaybetti. Petit kurtarılırken Sir Glitter öldü. Yerel yetkililerin atın otopsi yapılmadan yakılmasını istediği öne sürüldü. Ancak Petit, hayvanın bedenini geri alarak özel otopsi yaptırmayı başardı.

İncelemede atın akciğerlerinde ölümcül miktarda hidrojen sülfür tespit edildi. Sonuçlar, sahilde biriken yosunların insanlar ve hayvanlar için ciddi bir tehlike oluşturabileceğini gösteren en önemli kanıtlardan biri oldu.

Olayın kamuoyuna yansımasının ardından dönemin Fransa Başbakanı François Fillon bölgeyi ziyaret ederek devletin sorumluluklarını yerine getireceğini açıkladı. Sahillerin düzenli temizlenmesini ve toplanan yosunların güvenli biçimde işlenmesini öngören bir eylem planı hazırlandı.

36 YABAN DOMUZU ÖLÜ BULUNDU

2011’de Gouessant Halici’nde 36 yaban domuzunun ölü bulunması, “katil yosun” tartışmasını yeniden alevlendirdi. Fransa Tarım Bakanlığının talimatıyla yapılan incelemede, hayvanların yosunların ürettiği hidrojen sülfür gazından zehirlenmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğu sonucuna varıldı.

Buna rağmen çevre örgütleri, alınan önlemlerin sorunun kaynağına inmediğini savundu. Yetkililerin turizm ve tarım sektörlerinin çıkarları nedeniyle yosunların yol açtığı riski uzun süre yeterince açık biçimde kabul etmediği öne sürüldü.

KOKU KAYBOLDUĞUNDA TEHLİKE ARTIYOR

Hidrojen sülfür düşük seviyelerde çürük yumurtayı andıran keskin kokusuyla fark ediliyor. Ancak gazın yoğunluğu yaklaşık 50 ppm seviyesine ulaştığında koku alma duyusunu geçici olarak devre dışı bırakabiliyor. Bu nedenle kişi, tehlikeli gazı solumaya devam ettiğinin farkına varamayabiliyor.

Yaklaşık 100 ppm’de baş ağrısı gibi belirtiler görülebiliyor. 250 ppm seviyesinde akciğer hasarı oluşabiliyor; 500 ppm ve üzerindeki yoğunlukların ise ölümcül olabileceği belirtiliyor. Brittany’de bazı sahiller, ölçümlerin 1 ppm seviyesine ulaşması halinde ziyaretçilere kapatılıyor.

YOSUN PATLAMALARININ ARKASINDA YOĞUN TARIM VAR

Uzmanlara göre sorunun temelinde denize ulaşan yüksek miktardaki nitrat bulunuyor. Brittany, Fransa’nın en önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri. Ülke yüzölçümünün yalnızca yüzde 5’ini kaplayan bölge, Fransa’daki domuz nüfusunun yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor.

Sentetik gübreler, azot bakımından zengin hayvan yemleri ve hayvansal atıklardan kaynaklanan nitratlar nehirlerle denize taşınıyor. Sığ, kapalı ve güçlü akıntılardan yoksun koylar da yosunların hızla çoğalması için uygun ortam sağlıyor.

Dalgalarla parçalanan Ulva yosunlarının her parçası yeniden büyüyebiliyor. Sahile ulaşan yosunlar kalın tabakalar oluşturduğunda yüzeyde hava geçirmeyen bir kabuk meydana geliyor. Alt bölümdeki oksijensiz ortamda başlayan çürüme ise hidrojen sülfür üretimine yol açıyor.

Fransız hükümeti yıllar içinde çeşitli eylem planları açıklasa da sahillerden her yıl binlerce ton yosun toplanmaya devam ediyor. Çevre örgütleri ve bölge sakinleri, kalıcı çözüm için sahilleri temizlemenin yeterli olmadığını, tarımdan kaynaklanan nitrat kirliliğinin azaltılması gerektiğini vurguluyor.

Jean-René Auffray’ın ailesi ise ölümün yosunlardan yayılan gazla bağlantılı olduğunun resmen kabul edilmesi için mücadelesini sürdürüyor. Rosy Auffray, yıllarca bölgede yaşayanlara gerçek tehlikenin anlatılmadığını belirterek, “Yosunların öldürebileceği hiçbir zaman açıkça kabul edilmedi” dedi.

yok

Author: Onur Kurt